9. Bölüm ~Beyaz Masa~

Bolluk içinde yaşıyoruz. Herşeye istediğimiz anda ulaşabildiğimiz bir devirde yaşarken, bilmediğimiz konuları öğrenmeme tembelliğimizi yenmeliyiz. Özellikle inanmak için başımıza kötü şeyler gelmesini beklemekten vazgeçmekte fayda var (uçak sarsıldığında dua okumak gibi).

Dinimizle ilgili herşey toplumsaldır. Sadece kendimiz için dua etmemizin faydasi yoktur. İnsan kendisinden olduğu kadar çevresinden de sorumludur. Çevreniz icin yapacaginiz her yardımın sizin icin ödülü olduğu gibi, her duanın da olacaktır. Duaları çevrenizdekiler için yapmanız bu işin en başlıca noktalarından biridir.

Felak, Nas sureleri ve Ayetel Kürs-i okumanın insanı rahatlatmaktan öteye götürdüğünü biliyorum ve paylaşmak zorunda hissediyorum kendimi. Evden çıkarken, eve girerken, arabayı çalıştırırken ve yeni bir adım attığımda okuduğum duaları, Ayetel Kürs-i’leri Hak Teala kabul etsin inşaallah.

Ben işaretlere de inandım, belki de inanmaya işaretlerden başladım. Gittiğim yolun doğru olduğuna dair işaretlere inandım.

Bütün işlerin ters gittiği zaman, ümitlerin tükendiği anda, yolun sonuna gelmişim gibi hissettiğim zamanlarım oldu. Atlattığım kötü olaylardan sonra Allah’ın sevdiği kuluymuşum deme şansını yaradan bana vermiş çok şükür.

Ö.A.